İcra Hukukunda İtirazın İptali

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2008/2626
K:2008/5249
T:18.03.2008

İCRA HUKUKU
İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ SONUÇLARI
TAKİP YOLUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ
ALACAKLININ HAKLARI

Özet
İtirazın iptali davası sonucunda, alacaklı lehine tahakkuk eden; icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi yeni alacak kalemlerinin itirazın iptaline konu olan icra takibiyle borçludan talep edilebilmesi mümkündür.
İtirazın iptali davasından sonra alacaklının takip yolunu değiştirip iflas yoluyla takip şeklini seçmesi, söz konusu alacakların aynı takip dosyasından talep edilebilmesi hakkını etkilemez

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 13.11.2007 tarih, 18129/21056 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin onama ilamında; “Alacaklının 13.11.2000 tarihinde başlattığı genel haciz yolu ile takibe itiraz üzerine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinden 2001/382 esas, 2002/323 karar sayılı itirazın iptaline ilişkin 22.05.2002 tarihinde aldığı ilamda borçlu aleyhine iptal edilen itirazla ilgili olarak icra inkar tazminatına, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. 01.07.2004 tarihinde ise alacaklı İİK’in 43/2. maddesi gereğince takip yolunu değiştirerek borçluya iflas ödeme emri tebliğ ettirmiş, iflas yolu ile takibe geçmiştir. Bu aşamada alacaklı itirazın iptali davasında hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağını iflas yolu ile devam eden takipte örnek 4-5 icra emri tebliği sureti ile talep edebileceği gibi, anılan alacak kalemleri yönünden ayrı bir takip de yapabilir. Bu nedenle alacaklının itirazın iptali ilamında lehine hükmedilen alacak kalemleri yönünden ilamlı takip yapmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. İİK’in 43/2. maddesi uyarınca takip yolunu değiştirerek genel haciz yolu ile yaptığı takibi iflas yoluna çevirmesi de ilam ile lehine hüküm altına alınan alacakları talep hakkından vazgeçtiği sonucunu doğurmaz. O halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisinin isabetsizdir” sonucuna varılmış olmakla, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken maddi hataya dayalı olarak onanmasına karar verildiği anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 13.11.2007 tarih ve 2007/18129-21056 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 18.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.